...................... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNE
TEDBİR TALEPLİDİR
DAVACI : ………. ……….. (TCKN: ………..)
…………. ……………. ………………. ………………. ………../İSTANBUL
VEKİLİ : Av. Engin Murathan GÖRHAN
Osmaniye Mh. Suna Sk. 1/21 Bakırköy/İSTANBUL
DAVALI : ………. ……….. (TCKN: ………..)
…………. ……………. ………………. ………………. ………../İSTANBUL
KONU : Davalı şirketin, müvekkile ait tescilli markasına vaki tecavüzünün tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat taleplerimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Davalı şirket, dava konusu .............................................................................. adresinde bulunan işletme içerisinde ve dışında müvekkilin hak sahibi olduğu markayı hiçbir geçerli hakkı olmaksızın kullanarak müvekkilin marka hakkına tecavüz etmektedir. Söz konusu işletmenin dışında bulunan tabela, totem, vale dubası vb. yerlerde müvekkile ait olan marka birebir olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde işletme içerisinde bulunan bardak, menü, baharatlık, şekerlik, kartvizit gibi birçok ürün üzerinde de müvekkile ait marka hiçbir hakka ve izne dayanmadan kullanılmaktadır. Şöyle ki;
Müvekkil ............................................., Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen ............................. tarihli .......................... Hizmet Marka Numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden; “............................” isimli markanın ....., ....... ve .......... sınıflarında ../../.... tarihinden itibaren kesintisiz on yıl süre ile hak sahibidir. (Davacı müvekkile ait Marka Tescil Belgesi ek olarak sunulmuştur.)
Davalı şirket ile davacı müvekkilin yetkilisi olduğu .......................................................... arasında ../../.... ruhsat tarihli şubenin devri için ..................... Noterliği ../../.... tarih ................. yevmiye numaralı İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi yapılmıştır. Söz konusu sözleşmeden de açıkça görüleceği üzere markanın devrine dair herhangi bir ibare bulunmamakta, yalnızca işletmenin devri konusunda anlaşma yapılmıştır. (İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi Ek olarak sunulmuştur.) Davaya konu "......................" markası müvekkilin yetkili olduğu şirket adına değil bizzat kendi adına tescillidir. Bundan dolayı davalı tarafın davacı müvekkilin yetkili olduğu şirketten işletmenin yanında markayı da devralması mümkün görülmemektedir. Davalı yan ile müvekkil arasında marka devrine dair ayrı olarak herhangi bir sözleşme de yapılmamıştır.
Markalar arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu ya da tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal veya hizmetler aynı ya da benzer ise, bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir.
Karıştırma ihtimali hem markalar bakımından hem de sınıflar bakımından benzerliği gerektirdiğinden, iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve/veya hizmet sınıfları ne kadar birebir benzer ise, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için, markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Mal ve/veya hizmetler birbirinden farklı oldukça da karıştırılma ihtimalinden kaçınabilmek için, markalar arasında önemli farklılık olması gerekmeyecektir.
Ancak davalı yan markasını, hem müvekkil markası ile aynı/benzer hizmetlerde tescil ettirmek istemiş hem de aynı/benzer sözcük, harf karakteri, şekil ve renk kullanmıştır. Bu durum da markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik yaratmış ve tüketiciler açısından karıştırma ihtimalini arttırmıştır. Davacı müvekkil adına tescilli olan ".........................." ibareli marka ......, ...... ve ........ sınıfta yer alan mal ve hizmetlerden oluşmaktadır.
Müvekkil mesnet markası ".................." ibaresini tek başına esas unsur olarak taşımaktadır. Davaya konu marka da "........................." kelimesinden oluşmaktadır. İş bu sebeple bu haliyle MARKALAR BİREBİR AYNI ESAS UNSURLARI İÇERMEKTEDİR. Bununla birlikte Yargı ve Kurum kararlarında tüketici dikkatinin özellikle kelime markalarında kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaştığı kabul edilmektedir.
Davacı şirket işletmenin devrinin yapıldığı tarih olan aynı gün ../../.... tarihinde ".........................." markası adı altına ........... Ve .......... Sınıflarda tescil başvurusunda bulunmuş, ancak müvekkile ait markanın ../../.... tarihinden itibaren kesintisiz 10 yıl süreyle ......., ....... ve ......... sınıflarda tescilli olması nedeniyle davalı şirketin ......... sınıf başvurusu reddedilmiş ve kısmi yayın yapılmıştır. Söz konusu markaların kapsamlarının karşılaştırılmasında, davalı tarafın kendi adına tescil etmeye çalıştığı "................." markasında geçen .......... Sınıfta yer alan mallar müvekkile ait "..................." markalarında geçen ........, ........ ve ......... Sınıflar ile birebir ilişkilidir. Anılan mal ve hizmetlerin ortak, benzer türden ve doğrudan ilişkili türden mallar ve hizmetler olmaları dolayısıyla, bu durumun iltibasa neden olacağı açıktır. (Davalı yana ait yalnızca ............... Sınıfa dair olan tescil belgesi yayını ek olarak sunulmuştur)
İltibas durumu ............................. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmekte olan .............../............ Dosya No'lu soruşturma dosyasında da savcılıkça alınan bilirkişi raporunda açıkça görülmektedir.(Soruşturma dosyasında bulunan bilirkişi raporu ek olarak sunulmuştur.) Ayrıca davalı taraf şirket yetkilisi soruşturma dosyasına vermiş olduğu beyanda müvekkile ait "...................." markasının da devralındığını iddia etmektedir. Ancak davalı taraf şirket yetkilisinin devralındığını iddia ettiği bir markadan davalı şirket tarafından tekrar tescil başvurusu yapılması da hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi basiretli bir tacir gibi hareket edilmesi gerekliliğinden oldukça uzaktır. (Davalı taraf şirket yetkilisinin savcılık beyanı ve tespit tutanağı ek olarak sunulmuştur.)
Ekte sayın mahkemenize sunulan davacı müvekkile ait marka tescil belgesi ile davalı yana ait tescil belgesi yayınından da görüldüğü üzere müvekkil markası "...................." ibaresini esas unsur olarak kullanmakta ve ................ arka plan üzerine .................. renk harfler ile ............... yazı tipi ile yazılmıştır. Yine müvekkil markası ile birebir aynı olarak davaya konu edilen davalı yanca yapılan marka başvurusu da “.................” ibaresi büyük ve ................ renk harfler ile ................ arka plan üzerine el yazısı yazı tipi ile bitişik şekilde yazılmıştır. Buradan da anlaşılacağı üzere davalı yan davacı müvekkil markasını birebir taklit etmektedir. Marka başvurusunda yapılan bu tarz ekleme ve çıkarımların ve kullanılan şekillerin markalar arasındaki iltibası ortadan kaldırmadığı ortadadır.
Davalı tarafın kendi adına tescil etmeye çalıştığı "......................" markasında geçen ................ sınıfında yer alan mallar, müvekkilimiz adına tescilli olan ve "................." markasında yer alan .............. ve ........... sınıf hizmetlerle yakından ilişkilidir. Bu durumun da tüketiciler açısından iltibasa neden olacağı izahtan varestedir.
Nitekim müvekkile ait markada geçen hizmetlerden özellikle ......................... Sınıfın, içinde ..................... Sınıfta yer alan: “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipslerinin perakende satışı" için sektörel kısıtlamaya gidilen hizmetler, müvekkilimizin iştigal alanı olan ve tescilli ve işlem gören markalarında yer alan .................. Sınıf ürünleri ile birebir aynıdır. Zira müvekkil de bu tarz ürünler üretmekte ve piyasaya sunmaktadır. Dolayısıyla "......................" ve "......................" ibareli markalar gibi birebir aynı bu markalar altında aynı tarzda ürünler üzerinde üretip satışını yapan firmalar tüketiciler tarafından karıştırılması kaçınılmaz olacaktır.
Yine müvekkile ait markada bulunan ................... Sınıf ile davaya konu markada bulunan .................. Sınıf mallar yakından ilişkilidir ve tüketiciler açısından karışıklığa neden olacaktır. Bu konu marka inceleme kılavuzunda şöyle açıklanmıştır:
"Yine ................ sınıfa dâhil “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” hazır sunuma konu olabilecek türde emtialar olması nedeniyle bu emtialar ile yiyecek içecek sağlanması hizmetleri arasında tamamlayıcı bir ilişkinin bulunduğu, bu mamulleri üreten işletmelerin aynı zamanda yiyecek içecek sağlama hizmeti sunması hususu da göz önüne alındığında 29’uncu sınıfa dâhil “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” ile yiyecek içecek sağlanması hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir."
"Benzer şekilde, ...................... sınıfa dâhil “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler” hazır sunuma konu olabilecek türde emtialar olması yanında, bu emtiaların aynı zamanda “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” ağlayan işletmeler tarafından da üretiliyor olması (turşu vb. ürünler) nedeniyle ticari kaynak itibarıyla aynılık bulunduğu hususu da göz önüne alındığında 29’uncu sınıfa dâhil “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler” ile yiyecek içecek sağlanması hizmetleri arasında düşük düzeyde de olsa benzerlik bulunduğu kabul edilir."
Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 12.03.2015 tarih, 2014/18263 E., 2015/3408 K. sayılı kararında şu değerlendirmelerde bulunmuştur: “…başvuru kapsamında yer alan 29/1 sınıftaki et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri ile 43/1. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin davacının markasının kapsamında yer alan salam, sosis, sucuk, füme et, kavurma, pastırma, taze et, sakatat, dondurulmuş et ve et ürünleri, köfte ürünleriyle benzer olduğu zira dağıtım kanallarının aynı olduğu, birbirlerini tamamlama olanağının bulunduğu, öte yandan bu ürünlerin bir kısmının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin sunulduğu işletmelerde doğrudan sunulması olanağının bulunması nedeniyle benzer nitelikte oldukları…”
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile de sabit olduğu üzere marka hakkı münhasıran sahibinde aittir. Bu hak başkaları tarafından yalnızca marka hakkı sahibinin izni ile ve verdiği izin sınırları içerisinde kullanılabilir. Dava konusu işletmenin yetkilisi davalı, müvekkile ait "............" markası hakkında müvekkilden herhangi bir izin almadan faaliyete geçirmiştir. Buna müteakip müvekkilin hak sahibi olduğu “..................” isimli markayı arama yapılması istenen adresteki işletme içerisinde de hiçbir geçerli hakkı olmaksızın halen kullanmaya devam etmekte ve müvekkilin marka hakkına tecavüz etmektedir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29.maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan haller: “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak ve markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek…” ve devamı şeklinde düzenlenmiştir. İlgili mevzuat uyarınca; şüpheli şirket yetkilisi/yetkilileri tarafından kullanılmaya devam eden ve müvekkile ait “...................” işletme isminin aynen kullanılması müvekkilin sahibi olduğu marka hakkına tecavüz teşkil ettiği de açıkça ortadadır.
Yukarıda ki açıklamalardan da görüleceği üzere “...................” markasında da markanın başlangıç kısmı “..............” olmakla birlikte bu ibareler karşılaştırıldığında işitsel olarak da aynı algılanması sebebiyle tüketicilerin markaları benzer bulması olasılığı çok yüksektir.
Söz konusu “.......................” ve “....................” markalarının benzer olmadığının ileri sürülmesi halinde, isim yapmış markaların önüne, arkasına, sağına ve soluna ibareler eklenmek, çıkartılmak, renklerini değiştirmek suretiyle marka tescil başvurusu talepleri doğacaktır ki; bu durumun hukuk mantığı ile açıklanabilmesi pek mümkün görünmemektedir. Kaldı ki bu durumda marka tescilinin ve tescilli markanın korunmasının bir anlamı kalmamaktadır. markaların esas unsurlarını oluşturan "....................." kelimesi kavramsal olarak da zihinde aynı etkiyi bırakan birebir aynı markalardır.
Davalı şirket "..................." markasını yine aynı sektörde "........................................................." adresinde kullanmaya devam etmektedir. Müvekkile ait olan markayı, davalı şirketin aynı ibareyi hiçbir tescile veya devir hakkına sahip değil iken müvekkilin yetkilisi olduğu şirketle aynı sektörde faaliyet göstererek marka olarak kullanması haksız eylem oluşturmaktadır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da davaya konu edilen "...................." markasının, müvekkilin "...................." markasının da bulunması göz önünde bulundurulduğunda, müvekkil adına aynı/farklı sınıflarda tescilli başka bir marka olduğu düşüncesinin ortaya çıkma tehlikesidir. Ya da tam tersi durumun oluşup müvekkilin markalarının yeni çıkacak olan markayı adına tescil ettirmek isteyen kişinin bir markası sanılması da iltibas meydana getirecektir. Özellikle bu gibi durumlarda markayla ilgili olarak çıkabilecek herhangi kötü bir imaj, müvekkilimizin markasını da etkileyecek ve zarara uğratacaktır. Tüm bu sebeplerden dolayı tüketiciler açısından iltibas meydana gelmesi ve müvekkilimizin maddi ve manevi zarara uğraması kaçınılmaz olmakta, markayı farklı sınıftan tescil ettiren kişinin de haksız kazanç elde etmesi söz konusu olmaktadır. Davalı yan bahsi geçen durumları tescil başvurusu yaptığı ../../.... tarihinden bu yana ziyadesiyle kullanmakta ve davacı müvekkilin hem maddi hem de manevi yönden zarara uğramasına neden olmaktadır.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davalı şirketin kullandığı "............." ibaresinin müvekkilin tescilli markasına aynen benzediğinden, ortaya çıkan haksız rekabet nedeniyle ve bu durumun müvekkilin markasına açıkça tecavüz oluşturduğundan tecavüzün önlenmesine, müvekkilin tescilli markasını kullanan davalı şirkete ait ürün ve reklam malzemelerinin toplatılmasına, müvekkilin hem maddi hem de manevi yönden uğramış olduğu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi için yapılan arabulucu görüşmelerinde(Arabuluculuk son tutanağı ek olarak sunulmuştur.) de herhangi bir uzlaşma sağlanamamış işbu nedenle huzurdaki davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
HUKUKİ SEBELER: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.4 vd., m.149 vd. ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Söz konusu davalı işletmede bulunan "............." ibareli ürünler, İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi, Marka Tescil Belgesi, Davalı yana ait yalnızca .............. Sınıfa dair olan tescil belgesi yayını, Davalı taraf şirket yetkilisinin .................. CBS ......../............ Dosya nolu soruşturma dosyasında vermiş olduğu beyanı ve tespit tutanağı, ................. CBS ......./............ dosya no'lu soruşturma dosyası bilirkişi raporu, Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi, yemin, keşif, tanık beyanları ve sair hukuki deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ve sayın mahkemenizin re’sen yapacağı araştırmalara dayanarak davalı şirketin müvekkile ait marka hakkına dair tecavüzünün önlenmesine, müvekkile ait tescilli markanın kullanıldığı tedbiren tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılarak el konulmasına, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanunu'nun 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde şimdilik .................... TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ................... TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
Av. Engin Murathan GÖRHAN
Ekler:
1-) Davacı müvekkile ait Marka Tescil Belgesi
2-) ../../.... tarihli İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi
3-) Davalı yana ait yalnızca ............... Sınıfa dair olan Tescil Belgesi Yayını
4-) Davalı yana ait .................. CBS ....../........... dosya no'lu soruşturma dosyası savcılık beyan ve tespit tutanağı
5-) .................. CBS ........../............... dosya no'lu soruşturma dosyası bilirkişi raporu